90lardan beri, insanın sahip olduğu 5-HTTLPR geni, nam-ı diğer "mutluluk geni" üzerinde araştırmalar yapılıyor. Bu gen kısa ise insanlar daha depresif, uzun ise seratonin hormonu basmaya daha meyilli, yani daha mutlu oluyor. Şimdi anladık ki benim gibilerin bu körolası geni daha uzun. (Bu bir.)
Bazı makalelerde de rastladığım gibi, karanlık edebiyat, müzik, resim ve fotoğrafları, mutluluk yansıtanlara nazaran daha etkileyici buluruz. Karanlık duygular insanı daha derinden yakalar ve sanat eserinin beğenisini artırır. Aynı şekilde sanatçı da içi kararınca daha yaratıcı olur, öfkeyle, acıyla, umutsuzlukla daha üretken olur. (Bu iki.)
Sanat toplumun gözünü açan, onu sürü psikolojisinden koparıp bireyselleştiren, özgürleştiren ya da en azından özgür olmak için heveslendiren bir olgudur. Bugün medeniyetin şekillenmesinde, düşünsel akımların ortaya çıkmasında, ahlak, hukuk, vicdan gibi kavramların topluma nüfuz edişinde şüphesiz edebiyatçıların, ressamların, müzisyenlerin rolü büyük olmuştur. Hele ki sanatın düzen karşıtı, özgürlükçü anlayışına hizmet ediyorlarsa. (Bu üç.)
Şimdi görüyoruz ki, toplumumuzda 5-HTTLPR geni genelde uzun olan, anarşist sanatçılar mevcuttur ve bunların ivmesiyle medeniyet, büyük güçlerin yönetimine boyun eğmemiş, bireysel farklılıkları ve çeşitliliği korumuştur. Belki de bu 5-HTTLPR geninin işe yarar tek fonksiyonu; pekçokları mutsuzlukla kendilerini feda etse de, toplumsal ve bireysel özgürlüklerin savunulmasını sağlamaktır.
Peki bu günlerde ne olmaktadır? Bebek mamalarında, hazır gıdalarda içeriğini bilmediğimiz kimyasallar, tarım ürünlerinde muhakkak oynanmış genler, kimyasal ilaçlamalar, içeceklerde aptallaştırıcı bileşenler bulunmaktadır. Evet, anladınız. Kanaatimce dünyanın tarım ve gıda politikalarını ellinde tutanlar genlerimizi de bozabilecek büyük bir beşeri manipulasyon gücüne sahipler. Güç ellerindeyken kullanmazlar mı sanıyorsunuz? İnsan yönetmek, insan köleleştirmek için herşeyi yapacaklarından şüpheniz olmasın. Sanıyorum henüz bu ve benzeri genlerin mutasyonuna ilişkin başarı elde edilemedi, gerçi elde edilse de bunu ortalığa açıklayacak değiller. Ama günün birinde genlerimizde istedikleri değişiklikleri yapmaya muktedir et, süt, sebze, meyve gibi temel gıda ürünlerini piyasaya dağıtacaklar biz de yiyeceğiz! Kimi genlerimizi canlarının istediği gibi değiştirecekler (belki de değiştirmekteler). Böyle bakınca bu uzun 5-HTTLPR geni de istedikleri türden bir gene pek benzemiyor. Toplumu, umutsuzluklarını dışavurarak uyaran, insanların içinde bulundukları zavallı hayatla alay ederken farkındalık yaratan, "kafa açan" bu mutluluk yoksunları, toplumsal köleliği dayatan güçler için bir tehlikedir. O nedenle ilk olarak bu geni bozup herkesi mutlu, hallerinden mennun aptallar olarak ortaya salacaklarını zannetmekteyim. Bir kaç yıla mesela, beni hayatından çok memnun, bu para sistemine alışmış, politikacıları benimseyip sevmiş, TV bağımlısı mutlu bir tip olarak görebilirsiniz. Gencağzımı kısaltmış; farkındalık genimi, mutluluk genine dönüştürmüş olabilirler. Fakr u zaruret içinde mesut ve bitap düşmüş olabilirim.
O zaman lütfen bana bu yazıyı okutun, tabi ben önce davranıp, "aman ne negatif şeyler yazmışım ayol, haha," diyerek silmemişsem.
Bu arada yine bu gen baz alınarak milletlere göre mutluluk araştırılmış. Bulgulara göre, aşağıdaki tabloda görüleceği gibi, gelişmiş ülkelerde bireysellik ön planda iken az gelişmiş ve kalabalık ülkelerde bir "kolektif mutluluk" söz konusu. Yoksa başladılar mı bu işi yapmaya! Lan!
psycho-whatever etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
psycho-whatever etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Aralık 2011 Pazartesi
9 Eylül 2009 Çarşamba
Are you crazy people?
Herkeste bir çok kimlikli oluşa dem vurma tribi çarpmakta gözüme- bloglarda 3 kez, dış yaşamda 2 kez karşılaştım bir haftada. Eni konu açıklıyor bir de herkes; şurda bu ben, şu halim şöyle, burda böyleyim.Salak mısınız lan?
Yeni mi gördünüz?
Peki aynada da farkedebildiniz mi değişken kimliklerinizin kendi yüzünüze sirayetini?
Birbirinizin kimliklerini, picasso resimleri gibi uzayıp, bükülerek değişen suratlarınızda görmeye ne zaman başlayacaksınız peki?
Annenizin kimliklerini ne zaman göreceksiniz suratında, yürüyüşünde, gülüşünde?
Sevgilinizin, kardeşinizin?
Çoklu kişilik bozukluğuyla yeni mi tanıştınız? Şizofreni de gelsin mi arkasından?
Şimdi keyifli geliyor değil mi Multi-ID halleriniz?
Napıyosunuz?
Oynamayın kimliklerinizle, sikilirsiniz... görmezden gelin onları... geçer.
ikiye indirene kadar kendimi ebem sikildi...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
