Hich Cetveli

"...kaçarken, saklanırken, hayaller kurup safiyane, umutsuzca ama bazen de boş bulunup umuttan gebererek gerçekleşmelerini beklerken, keşke elimizde bir cetvel olsa da hayattan ve eski kendimizden uzaklaşma mesafelerimizi aylık olarak raporlayıp arşivlesek. Sonra da yıllık denetlemeler yapsak kendimize, feedback versek "hm, hich hanım, bu yıl biraz fazla uzayıp gitmişiz, yakınlaşmak için hayata, şu tedbirleri derhal alınız" desek... Belki o zaman uçurumları farkedebiliriz adım atmadan önce..."

Gorgonthalas 'ın bir yazısı için bırakmışım bu yorumu... Kendimize yakınlığımızı denetlemeye ilişkin bir ölçme aracı önermişim. "Hich Cetveli" koymuş O da adını (Gorgonthalas, 2011).

İşte, Hich  Cetveli'ne göre 2011 için denetleme raporum:

Ocak- Yeni bir yıl, ülkeme geri dönüşümün yeni heyecanları, eski aşk, yeni heyecanlar var, kendimde sayılırım. Kendime yakınlığım %80
Şubat- Mutluyum, hayatıma dair incelemeler yapıyorum, kendimde sayılırım. Kendime yakınlığım %80
Mart- İncelemelerin sonucunda korkunç veriler elde edip, büyük üzüntülere gark oluyorum, hiç ama hiç kendimde değilim. Kendime yakınlığım %40
Nisan- İncelemeler, korkunç veriler, vaatler,  kalp kırıklığında ömürlük bir son nokta, yok oldum. Kendime yakınlığım % 3
Mayıs- Üzüntümü yutmak için büyük çabalar veriyorum, birilerine inanmak istiyorum, beni kurtarsınlar istiyorum, boş umutlar adasında bir başımayım oysa. Kendime yakınlığım %15
Haziran- Başka türlü bakmaya çalışıyorum hayata, insanları başka halleriyle görmeye, sonuç hep hüsran, herşey boktan, ben de dahil.  Kendime yakınlığım %30
Temmuz- Zırva umutlarımla tatile gitmek için uğraş veriyorum, kısa tatiller, kısa kısa kendime getiriyor beni.  Kendime yakınlığım %50
Ağustos- Gerçek yüzler belirmeye başlıyor, özel anlar beklemeyi kesiyorum, herkes kendi derdinde, ben baştan ayağa bir derdim. Tatiller sürüyor ama acı hala mesaide. Kendime yakınlığım %40
Eylül- Yılın en önemli ayı, sürekli mutsuzluğumu kabul edip bir karar alıyorum, bağrıma taş basarak en azından "bir şey yapıyorum", artık kraliçe Elizabeth gibi bakire yaşayacağım(!) Kendime yakınlığım "bilinmiyor"
Ekim- Kendimi gözlüyorum, bunun bir hastalık olduğuna inandım, iyileşmeyi bekliyorum, biraz da olsa güç topluyorum. Kendime yakınlığım %40
Kasım- Aklım gel-git, duygularım taşkın, yaşamak zor, istikrarlı olduğum tek konu çalışmak, gerisi ağlamaklı Kendime yakınlığım %50
Aralık- Biraz yükseldim, hala kötü bir veri akışı var eski hayatıma dair, ama ben kendimi yüceltmeyi biraz başardım. Kendime yakınlığım %60

Sonuç: Eylül ayı kendine yakınlık oranı "0" kabul edildiğinde yıllık ortalama kendine yakınlık: %31,3 bulunmuştur. Subjenin kendini ifade edişi de dikkate alındığında 2011'de kendisi için iyi giden pek birşey olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Hatta 2011'de algılanan %68,1 oranındaki  "kendine uzaklığı"  subjenin, bu yıl boyunca deyim yerindeyse travmatik bir varoluş sergilediğine işaret etmektedir.

"Bilinmiyor" verisi nedeniyle Eylül ayını ortalamaya dahil etmediğimiz, daha optimistik ikinci bir yaklaşıma göre ise subjenin 2011 yılı boyunca kendine yakınlığı %44,3 olarak hesaplanmıştır. Bu sonuç yine de ortalamanın altında, "vitality" ve kendine yakınlık ilişkisine göre, oldukça "down" bir yıla işaret eder.

Yorum: Anlaşılacağı gibi Hich Hanım, koca bir yılı limbik sisteminize kurban vermiş, amigdalanızın hegamonyası altında yaşamış, duygu kanallı bağımlılıklarınızla bir zavallıya dönüşmüşsünüz. Kahrolası limbik sistem, açgözlü ve nankördür bilmez misiniz? Bakın nasıl da hala yeni günlerinize göz dikmiş, 2012nizi harap etmekte! Hich Hanım, bu negatif geri besleme yüzünden özür dileriz ancak, ekibimiz derhal düzeltici tebirler almanızı; yaşamınızda urlaşan o korkunç meseleleri bir an önce sinir ağınızdan uzaklaştırmanızı salık verecektir.  Bu servis ücretsizdir.

8 Comments:

  1. Must. said...
    Grafiğe döküldüğünde, son çeyrekte yakınlık eğrisinde istikrarlı bir yükseliş eğilimi var.

    Bu cetveli nereden edinebiliriz? :/
    Hich said...
    iyi gözlem Must. cetvel, kişisel samimiyetin nitel bir ölçeğidir. kendinizle odak grup görüşmesi tekniğiyle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirmeniz biçiminde gerçekleşen bir ölçmedir. Ne yazık ki boyutları önkategorize değildir ve ancak miladi takvimin 12 ayını dikkate alarak bir sınıflandırmaya gidilirse analiz süreci kolaylaşmaktadır. Burada subjenin samimiyeti ve hafızası, ölçümün geçerlik ve güvenirliğini sağlayan iki temel unsurdur. :)))
    Özgür Ceren Can said...
    Hesaplama. Bırak bu hesap işlerini. "Göz kararı" diye bir şey var. Onu geliştir. ;)
    mefisto said...
    yazıyı okuyunca bu cetvelden edinmeliyim dedim. sonra sonra düşündüm de benim için biraz tehlikeli sanki. yani şimdi tutup da bana "mefisto, yazın da içine etmişsin kışın da. tenin ağrıdan buruş buruş" dese, kurtulmak için hangi kutsal suya balıklama atlayacağım da sıyrılacağım acıdan? bu tür durumlarda işleyiş vahimdir benim için, daha bir dibe gömülürüm sanki. yine de denemeli.
    Hich said...
    ÖCC, göz kararıyor zaten bu sonuçlara bakınca. haybeye zaman geçirmişim, aman bana bişeyler oluyor:)
    Hich said...
    Mefisto'cuğum, evet sonuçlar epeyce can sıkıcı oluyor. ama bilgiyle de mutsuzuz bilgisiz de nasılsa..
    varol döken said...
    şimdi subje limbik dümbük hiçbir şey anlamadığımı belirtmeliyim. ancak şunu kavradım ki böyle bir cetvel yapılacaksa ne yazık ki aya bölünmesi hatta haftaya hatta güne hatta saate bölünmesi kat-i mümkündür. çünkü insan denen nesne anın içinde kaybolan ama bunun bilincinde olan tek varlıktır. o yüzden bu tür bir cetveli olası kılacak yegane periyodik tablo gözle görülüp elle ölçülemeyecek duygusal perimetre ölçüm sistemidir ki böyle bir sistem yok zira ben şu an götümden attım. kendime uzaklığımı bilmem ama şu an insanlığa uzaklığım %100!
    Hich said...
    :) çok akademik yaklaşımınızdan pek etkilendim varol d.

    Lakin biz burada bilimdeki değişmez ölçüm tekniği olan 3-aşaa-5-yukarı yöntemini kullandık. Şaşmaz yani!

    Hafızam elverdiğince ayladım, oynadım işte hallerimi. Boktan tarafı aynı sahnedeyim hala. Aynı rolün tekrarı, ezberime, trak'ıma, kılına tüyüne sktuğumun oyununu hala tekrarlıyorumm. Loop gibi lan. ne iğrenç bilsen.

Post a Comment




 

Blogger Template | Created by Adam Every